Hüsamettin Efendi,
gene bir müşterisini traş ediyordur.Müşterisi ise durmadan çene çalıyordu.
Hüsamettin Efendi’ nin bu durum canına tak eder.Bir an önce bitse de kurtulsak
diye düşünür.Acaba kazara bir yerini yaralasam mı, diye içinden geçirir.Fakat
içeriye hızla küçük oğlu dalınca düşüncesi gerçek bir kaza olur.Müşterinin sol
yanağını biraz kesmiştir.Müşteri yerinden hoplayınca Hüsamettin Efendi, içten
içe böyle başbelası bir müşteriden kurtulduğu için sevinse de özür diler.Müşteriyi
sözde uğurlarken çocuğa kızmayı da ihmal etmez.Müşteri gittikten sonra ise bir
avuç şeker ve gülümseyen bir yüzle evladının gönlünü almayı da ihmal etmez.
Yorumlar
Yorum Gönder